Soru Sorma ve Tartışma Ortamı Yaratma

0
1450

Değerli yazarlarımızdan Mehmed Selahaddin Şimşek demiş ki “Büyük cevapları bulanlar, büyük soruları olanlardır; çınarlar, saksıda yetişmez”. Peki biz öğretmenler yani gelecek için insan yetiştiren kişiler olarak ne yapalım ki öğrencilerimizi saksıda yetiştirmektense onları çınarlara dönüştürelim. Bu hafta çevirdiğim yazıda bu sorunun cevabını bulacaksınız.

Bu arada bir ipucu: Yazıda “Mesela Evet/Hayır soruları sorduğunuz da öğrencilerden evet için başparmaklarını kaldırmalarını hayır cevabı içinse baş parmaklarını indirmelerini isteyin” diye bir kısım geçmektedir. Ben bunu derslerimde kullanıyorum ve öğrenciler çok seviyorlar. Bilgilerinize!

Veeeee yazı başlıyor:

Bir öğretmen olarak eminiz ki ilgi çekici ders hazırlamak, not vermek ve mesleki gelişimlere katılmak için çok zaman harcıyorsunuzdur. Peki, öğrencilere soracağınız soruları düşünmek için de zaman ayırıyor musunuz? Öğrencilerinizin size ne sorduğuna özellikle dikkat ediyor musunuz? Güzel sorular sormak ve tartışma ortamı yaratmak, bir sınıftaki öğretim ve öğrenimin ayrılmaz bir parçasıdır. Gerçekten buna zaman harcadığınıza değecek! Nasıl başlayacağınıza yönelik ipuçlarına bir göz atın:

Başka bir öğretmeni gözlemleyin. Özellikle öğretmenin sınıfa veya bireysel olarak öğrencilere sorduğu sorulara dikkat edin. Sorular etkili sorular mıydı? Soruların tek bir cevabı mı vardı yoksa öğrencilerin açıklama yapmasını mı gerektiriyordu? Öğrencilerin gerçekten konuyu anladığını söyleyebilir misiniz? Öğretmene ne gibi sorular önerirdiniz?

Kendi dersinizde sorduğunuz soruları düşünün. Soru-Dinle-Soru tekniğini kullanın. Bir ses kaydedici alın ve ders anlatırken kendinizi kaydedin. Konuşmaları dinlerken, derin matematiksel düşünmeye teşvik edip etmemesi yönünden sorularınızı değerlendirmek için soru sorduktan sonraki sınıf içi etkileşimlere yoğunlaşın. Sorularınız öğrencileri daha derin bir anlayış geliştirmeleri için teşvik mi ediyor yoksa öğrencilere istenen cevabı mı bulduruyor? Öğrenci sorulan bir dizi sorudan bir şeyler öğreniyor mu? Öğrencilerin cevaplarını dinleyin ve ne düşündüklerine göre onları yönlendirin. İlk ve ek sorulara örnek için Soru Sorma Biçimimizi Sorgulama  (Questioning Our Patterns of Questioning) ve Kazanımlara Giden Yolunuzu Sorgulama’ ya (Questioning Your Way to the Standards)  bakınız.

Herkesin sınıftaki rolünü bilmesi için sınıf kuralları oluşturun. Öğretmenin rolü:

  • Öğrencileri düşündüren sorular sorarak;
  • Dikkatli bir şekilde dinleyerek ve ne anladıklarını takip ederek; 
  • Her öğrenciyi katılması için teşvik ederek – Bunun için “Andrew’ in söylediğini kim tekrar edebilir? veya “Bailey’ in söylediğini başka bir deyişle kim açıklayabilir?” gibi sorular bile sorulabilir.

bir tartışma ortamı düzenlemek.

Öğrencinin rolü:

  • Öğretmeni ve arkadaşlarını dinlemek ve onlara cevap vermek;
  • Çeşitli araçlar kullanarak muhakeme etmek, bağlantı kurmak, sorunları çözmek;
  • İletişim kurmak ve belirli bir fikri, yöntemi ve çözümü kabul ettiren argümanlar yapmaktır. 

Öğrencilerin ne kadar öğrendiğini ölçen sorular sorma. Düşün-Eşleş-Paylaş’ ı deneyin. Bu sorular “Herkes anladı mı?” veya “Sorusu olan var mı?” şeklinde sorular değildir. Aslında bu sorular öğrencilere muhakeme etme süreçlerini açıklama fırsatı veren sorulardır – belirledikleri yöntemi neden seçtikleri ve seçtikleri yöntemin neden uygun bir  yöntem olduğunu açıklayabilirler. Tek bir kelimeyle cevap verilebilen bazı kapalı uçlu sorularınızı açıklama gerektiren açık uçlu sorulara dönüştürün.

Bu dönüşümü adım adım gerçekleştirmeye dikkat edin. Bazı öğrenciler sadece doğru yanıta ulaştıran çözümün ne olduğunu bildiklerinden emin oldukları zaman cevap verdiği için açık uçlu sorulara cevap veremeyebilirler. Öğrencileri tartışmaya katkıda bulunmaya teşvik etmenin bir yolu, düşün-eşleş-paylaş yöntemidir. Önce, öğrencilerin kendi çözümlerini tek başlarına düşünmelerine ardından eşleriyle fikirlerini paylaşmalarına izin verin. Daha sonra iki öğrenciden fikirlerini sınıfla paylaşmasını isteyin. Son olarak, tüm sınıfın hep beraber tartışmasını sağlayın.

Dersinizde araştırılacak olan önemli fikirleri ve öğrencilerin öğrenmesi gereken matematiksel sonuçları önceden belirleyin. Benzer problemleri farklı yollar kullanarak çözme ve kavram yanılgıları üzerine beyin fırtınası yaptırın. Kesinlikle farklı yolları ve kavram hatalarını ele alan sorular hazırlayın. Sorularınız neden bir yöntemin diğerlerinden daha iyi bir yöntem olduğuna ve bir kavram hatasının neden hatalı olduğuna dair tartışma ortamı yaratan sorular olmalıdır. Her dersi önemli fikirleri vurgulayan dersi özetleyen bir soruyla bitirin. 

Fermi sorularını sınıfta öğrencileri birden fazla yol bulmaya teşvik etmek, sonucun değil sürecin üzerinde durmak  ve geleneksel olmayan problem çözme stratejileri geliştirmek için kullanın. Fermi soruları cevapları kabaca sayısal tahminler olan doğal yaşam ile ilgili beklenmedik sorulardır. Örneğin, sınıfınıza, “Erie Gölünde kaç damla su vardır” veya “Bir okulun spor salonuna kaç balon sığabilir?” diye bir soru sorabilirsiniz. Öğrencileri ayrıntılı bir şekilde tartışmak ve sonrasında sınıf arkadaşlarına sunum yapmak için eşleriyle beraber çalışmaya teşvik edin. Sunumların ardından öğrencilere hangi grubun sonuca en yakın olduğunu düşündüklerini ve nedenini sorun. 

Kapalı uçlu soru sorduğunuzda her öğrenciyi cevap vermesi için teşvik edin. Sorduğunuz soru türlerini karıştırmak iyi olur. Mesela Evet/Hayır soruları sorduğunuz da öğrencilerden evet için başparmaklarını kaldırmalarını hayır cevabı içinse baş parmaklarını indirmelerini isteyin. Bu herkesin içinde olduğu ikili bir amaca hizmet edecektir: Her öğrenci derse katılımları gerektiği zaman daha dikkatli bir şekilde derse katılacak ve siz de kaç tane öğrencinin fikirleri kavramış olduğuna dair hızlı bir şekilde biçimlendirici bir değerlendirme yapmış olacaksınız.

Sınıfta oyun oynatın veya eğlenceli bir aktivite yaptırın; ancak daha sonra öğrencilerden düşünme süreçleri üzerine düşünmelerini isteyerek öğrendiklerini pekiştirdiklerinden emin olun. Etkili sorular sorarak öğrencilerden deneyimleri üzerine düşünmelerini isteyin. Açık bir şekilde öğrencilerden nasıl akıl yürüttüklerini ve mantığını açıklamalarını isteyin. Öğrencilere kendi yöntemleriyle ilgili “Rakibinizi kısıtlamak için yapabileceğiniz belirli bir hareket var mı?” gibi sorular sorun. Etkili matematik soru türleri ve ilkokul oyun örnekleri için Çocukları Matematiksel Düşünmeye Teşvik Etmek İçin Soru Tasarlama’ ya (Designing Questions to Encourage Children’s Mathematical Thinking.) bakınız.

Öğrencilerin sorularını kullanarak kendi gelişiminizi değerlendirin. Öğrencilerinizi  yeni ilişkilerin keşfedilmesine yol açan sorular sormaya teşvik eden bir sürü şeyin merak edildiği bir atmosfer yaratıyor musunuz? Öğrencilerin prosedürlerden ziyade onları önemli fikirlere ulaştıran sorular sorması harika bir olaydır. Öğrencilerinizin sordukları soruları not alın. Daha çok “6. soruyu çözecek misiniz?” gibi mi sorular soruyorlar yoksa “Bu değişkeni değiştirseydik ne olurdu” gibi mi sorular soruyorlar. Sonra daha fazlası için uğraşın.

Öğrencilerinizi zorlamak için cevaplanmamış sorular sorun. Sorunun çözümsüz  olduğunu veya önceden belirlenmiş bir cevabı olmadığını öğrencilerinize söylemeyin. Öğrencilerinizin problemi merak etmesini sağlayın. Öğrencileriniz problemi araştırsın, kendi tahminlerinin yanlış olduğunu görsün veya asıl çözümü bulsun. Öğrencilere sadece cevabı net ve açık olan bir problem verirsek, onları hayattaki matematik için hazırlamamış oluruz. Gerçek veriler açık uçlu soru sormaya olacak sağlar. Öğrencilerinize “Bu veri grubundan nasıl bir çıkarımda bulunabilirsiniz?”, “Hangi grafiği kullanarak bunu en iyi şekilde gösterebilirsiniz? Neden?” gibi sorular sorunuz.

Derslerinizin başarısında kriteriniz öğrencilerinizin ne derinlikte düşündüğü olsun mutluluğu değil. Öğrencilerinize, uğraşmayı bırakmamayı, öğrenme sürecini takip etmeyi öğretin ve bunu anlayarak yapmalarını  sağlayın. Öğrencilerinize her zaman nasıl çözeceklerini bildikleri bir soru verirseniz onlara kötülük etmiş olursunuz. Onlara soruyu anlamak için uğraşmayı alışkanlık haline getirmelerini sağlayacak problemler vermelisiniz. Nereden başlayacaklarını bilmedikleri zaman şu soruları sorarak onları güzellikle ikna edin: “Deneyerek bulabileceğin ve işine yarayacak bir şeyler var mı?” ve “Sana yardımcı olabilecek herhangi bir araç (teknoloji, manipülatif) var mı?”

Dersin sonunda bir soruyu cevapsız bırakın. Öğrencilere hangi çözümün doğru olduğunu söylemek asla onların kendi kendilerine çözümü bulmasına izin vermek kadar etkili bir yöntem değildir. Öğrenme için harcanan ekstra zamana değer! Bu ilk önce öğretmeni rahatsız edebilir, ama bu tıpkı gerçek hayatta bir problemi çözmek gibidir. Öğrenciler sınıf dışında daha çok çalışıp sınıfa yeni yaklaşımlarla dönecekleri için bu zor işi takdir etmeye başlayacaklardır.

Ara sıra eşli kısa sınavlar yapın ve eşlerin ikisininde öğretmene sadece bir tane soru sormasına izin verin. Bu öğrencilerin güzel soru sorma becerilerini geliştirecektir, daha da önemlisi, öğrenci-öğrenci etkileşimini arttıracaktır. Öğrencilere sadece bir soru sorma hakkı verildiğinden dolayı öğrenciler bu haklarını korumak için birlikte soru çözme süreçlerinin neden doğru olduğunu göstermeye çalışacaklardır. Eşli kısa sınavdaki soruların bireysel olarak yapılan sınavdaki sorulardan daha zor olduğundan emin olun. Böylece işbirliği yapmak için bir nedenleri olur. Öğrencilere cevap dışında her şeyi sormalarına bir izin verin. Bazen ikili gruplardan biri hiç soru sormadan çalışmalarını size teslim ettiğinde çok şaşıracaksınız. Eşli kısa sınavlar hakkında daha fazla bilgi almak için “Keşke Sadece Bir Sorum Olsaydı: Ortaokul Matematik Dersinde Eşli Kısa Sınav’ a ( If I Only Had One Question: Partner Quizzes in Middle School Mathematics) “bakınız. 

Öğrencilerinize cevabı verin ve onlardan soru sormasını isteyin. Bu öğrencilerinizin yeteneklerine ve ihtiyaçlarına göre değiştirilebilir. Küçük çocuklar ile çalışıyorsanız, daha çok ayrıntı vermeye özen gösterin. Örneğin “Cevabı 20 kurabiye olan hikaye şeklinde bir problem yazınız”. Bu konuyu işlediğinize dikkat edin ki öğrencilerinizin ne yazacakları hakkında bilgileri olsun. Hatta “… çarpmayı kullanmak şartıyla” gibi eklemeler yapabilirsiniz. Daha büyük yaştaki çocuklara cevabı vermeden eşleriyle kâğıtlarını değiştirmelerini isteyin. Bunun devamında problemi çözmek için ipucu veren kelimelere, hangi bilginin gereksiz olduğuna, öğrencilerin problemi çözerken ne tür zorluklarla karşılaştığına odaklanarak bir tartışma ortamı yaratın.

Kaynak: http://www.nctm.org/Conferences-and-Professional-Development/Tips-for-Teachers/Asking-Questions-and-Promoting-Discourse/

 

egtmatematikBanner
TEILEN
Önceki İçerikSINIFTA BAĞIMSIZ ÖĞRENME
1990 yılında Mersin' in Tarsus ilçesinde doğdu. 2012 yılında Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü' nü tamamlayarak lisans, 2014 yılında Bilkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü' nde MA in Curriculum and Instruction with Teaching Certificate programını tamamlayarak yüksek lisans derecesini aldı. Lisans ve yüksek lisans dönemi boyunca yurt içi ve yurt dışında çeşitli okullarda öğretmenlik deneyimini elde etti. Matematik öğretmeni olarak görevine devam etmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here