SINIFTA BAĞIMSIZ ÖĞRENME

0
1389

Değerli Okurlarımız,

Bugünün anlam ve önemi nedeniyle bu haftaki yazımı öğretmenin sınıftaki rolü üzerine hazırlamak istedim. İlk defa bu yaz öğrendiğim ve bu sene uygulamaya karar verdiğim  Güdümlü Matematik’ i anlatan bir önceki yazıda bu konuya biraz değinmiştim: “Her ne kadar öğretmen olarak görevimiz bilgiyi öğrenciye aktarmak ve zil çalana kadar tahtada konuyla ilgili çeşitli sorular çözmek gibi görünse de aslında görevimiz öğrencinin öğrenmesi için uygun ortamı oluşturmak ve o ortamda öğrenerek ulaşabilecekleri en yüksek seviyeye ulaşabilmeleri için öğrencilerimize rehberlik etmektir”. Güdümlü Matematik’ i araştırırken öğretmenin sınıftaki rolü ile alakalı başka bir şey daha buldum ve derslerimi bunun etrafında şekillendirmeye karar verdim: “Bağımsız Öğrenme”. Yani öğrencinin öğreniminden kendisinin sorumlu olması.

Bu sene derslere başlamadan önce “Bağımsız Öğrenme” kavramını öğrencilerime anlattım. Nasıl bağımsız öğrenen olunabileceğini sınıfta öğrencilerle beraber tartıştık. Ondan sonra ders sırasında ara sıra bağımsız öğrenen olabilmeleri konusunda geri bildirimlerde bulunmaya başladım ve hala da devam ediyorum.

Mesela;

Öğrenci: Öğretmenim bu sorumun cevabını kontrol eder misiniz?

Ben: Lütfen bağımsız öğrenen olup sorunun doğru çözüm yolunu sen öğrenir misin?

Böyle diyorum çünkü sınfta soruyu doğru çözenler o günün öğretmeni oluyorlar ve arkadaşlarının cevaplarını kontrol ediyorlar.

Öğrenci: Öğretmenim ödevimi yaparken bu soruyu anlamadığım için yapamadım.

Ben: Lütfen bağımsız öğrenen olup soruyu sen kendin çözmeye çalışır mısın?

Böyle diyorum çünkü öğrencilerle konuları ders dışında kendi kendilerine çalışıp öğrenmeleri için online matematik sitelerinin web adreslerini paylaştım.   

Öğrenci: Öğretmenim bugün ne yapacağız?

Ben: Lütfen bağımsız öğrenen olup bu sorunun cevabını sen verir misin?

Böyle diyorum çünkü öğrenciler sınıfa girmeden önce tahtaya yapmaları gereken görevlerini yazıyorum. Öğrenciler teneffüs olsun olmasın sınıfa girer girmez “kaybedecek zamanımız yok” deyip bana ne yapacaklarını sormadan çalışmaya başlıyorlar. Bunu bu yaz okuduğum Harry K. Wong ve Rosemary T. Wong tarafından yazılan “The First Days of School / Okulun İlk Günleri” adlı kitaptan öğrendim.

Bir kere ödev gününde derse elimden olmayan bir nedenden dolayı geç kaldım ve sınıfa döndüğümde gördüklerime inanamadım. 2 öğrenciyi tahtaya çıkmıştı. Bir tanesi  “konuşmacı ” olup ödev cevaplarını söylüyordu, bir tanesi ise “yazıcı” olup cevapları tahtaya yazıyordu. Sanki sınıfta ben varmışım gibi. Gerisi ise sessizce oturup ödev cevaplarını kontrol ediyordu.

Öğrencilerimin bu konuda ilelediğini görmek bir öğretmen olarak beni mutlu etti. Mike Gershon’ ın çevirdiğim yazısında da paylaştığı gibi tabi zamanla kazanılabilecek bir beceri. Ben küçük adımlar ile başladım. Bağımsız öğrenmeyi daha iyi öğrendikçe bu sene bazı alışkanlıklarımı değiştirdim. Bu konuda daha fazla şey öğrendikçe ve tecrübe elde ettikçe sizinle paylaşmaya devam edeceğim.

Bu yazımın ve yeni yeni elde ettiğim tecrübelerimin öğretmenliğinize katkısı olması dileklerimle. Tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’ nü kutluyorum !!!

Keyifli Okumalar

Her öğretmen öğrencisini bağımsız öğrenen olarak yetiştirmek ister. Bunu isterken öğrencilerinden hem sınıf içinde hem de sınıf dışında kendi öğrenimlerinin sorumluluğunu almalarını beklerler. Bununla birlikte, niyetimizle günlük olarak yaptıklarımız arasında çoğu zaman bir uçurum olabilir. Bu da eylemlerimizin arzuladığımız hedefe ulaştırıp ulaştırmadığının doğru bir şekilde değerlendirilmemesinden dolayı hedefimize ulaşmamamıza neden olabilir. 

Örneğin, bağımsız öğrenmenin ön koşullarından biri kendine güvenle ve olabildiğince az yönergeyle kendi kendine çalışabilme becerisidir. Buna bir kişinin güçlüklere ve zorlu görevlere karşı nasıl bir tepki göstereceğinin yanı sıra  kendi öğrenimini nasıl kontrol edeceği de dahildir. Bu gibi durumlarda öğretmenin arka planda olması gerekir. Neticede, öğrenme sürecinde temel rolü öğretmen oynarsa öğrenciden nasıl bağımsız bir öğrenen olması beklenebilir?

Bu noktada şu soru ortaya çıkar: Öğrencilerin yaptıklarıyla yakından ilgilenmeden nasıl onların bağımsız öğrenen olduğundan emin olabiliriz? Aslında tamamen emin olamayız. Biraz da güvenmeliyiz. Bu güven pedagojik yaklaşımımızın öğrencilerimizde bağımsız zihin alışkanlıklarını geliştirdiğine dair olan inancımızın bir göstergesidir. Yani, bir kanıta dayanarak güveniyoruz. Her ne kadar çelişkili ve tam bir kanıt olmasa da …

Geri adım attığımızda kendimizi, öğrencilerimizin bağımsız zihin alışkanlıklarını nasıl geliştirebiliriz ki onlara bağımsız olabilecekleri bir ortam sağlayalım sorusunu sormamız gereken bir konumda buluruz.

Bağımsız Öğrenenler Yetiştirme 

Öğretebileceğimiz dersler kadar katedebileceğimiz yollar da var ama özellikle etkili olduğunu düşündüğüm üç tanesini ele alalım.

İlk olarak, anlayışımızı değiştirmeliyiz. Öğretmenlik mesleğinin doğası gereği iç güdüsel olarak bir sorun yaşadıkları anda öğrencilerimize yardım etme eğilimindeyiz. Düşünmeden anlamalarına yardımcı olmak ve öğrendiklerinden emin olmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Hepsi çok iyi, çok güzel fakat bir çok erdemde de olduğu gibi aşırı derecede maruz kalma bunu kötüye çevirebilir.

Aşırı derecede yardım ve destek öğrencilerin kendileri için düşünme fırsatını yok eder. Öğrencilerin zorluklarla uğraşmasını, problem çözmesini engeller. Burada üstü kapalı olarak verilen mesaj onlar için bunu yapacak birinin her zaman olacağıdır.

Alternatif bir yaklaşım öğretmenin herhangi bir duruma müdahele edip etmemesi konusunda eleştirel düşünmesini sağlar. Bazen müdahele etmesi uygun olacaktır                – gerekli olduğunda bile – bazen ise olmayacaktır. Uygun olmaması durumunda genellikle bu gibi şeyler söylemek daha yararlı olacaktır: “Önce kendin çözmeye çalış” veya “Olası üç tane çözüm yolu bul ve bana sormadan önce o çözüm yollarını dene” yada bunun gibi bir soru “Peki, sence devem etmek için en iyi çözüm yolu hangisi, neden?”.

Bu yaklaşımı zamanla tekrar etmek öğrencilerimizde bağımsız olma alışkanlığını geliştirebilir.

Yararlı bulduğum ikinci bir teknik ise öğrencilere çeşitli seçeneklerin sunulduğu bir çerçevede aktiviteler hazırlamak. Bu bir futbol menajerinin bir düzen oluşturmasına ve daha sonra da futbolcuların bu düzen dahilinde kendilerini ifade etmelerine izin vermesine benzer. Bir yapı verdiğiniz zaman öğrenmenin sınırlarını belirlersiniz ve olabilecek bir sürü şey varken öğrenmeyi belli bir yerde tutarsınız. Öğrencilere belirlenen çerçevede seçenekler ve tercihler verdiğinizde karar vermeleri ve bağımsız olmaları için onları teşvik etmiş olursunuz.

Üçüncü ve en son yaklaşım biçimlendirici geri bildirimlerdir. Bu daha iyi olabilmek için ne yapmaları gerektiğini öğrencilere net bir şekilde gösteren bir geri bildirimdir. Örneğin: “Bir sonraki raporunda, açıklama metnini çok kullanmamak için analizlere daha erken başlamayı hedeflemelisin.”

Etkili biçimlendirici geri bildirimler, öğrencilerin kendi öğrenimlerini kontrol etmelerine izin verdiği için onları bağımsız öğrenen olmaya teşvik eder. Neyi geliştirmeleri gerektiğini biliyorlarsa, bu gelişmeleri gösterebilecekleri konumdadırlar, dolayısıyla bağımsız hareket ederler. Bunun zıttı yapılır ise eylem için bir fırsat sunmayan ve psikolojik olarak öğrencileri bağımlı hale getiren not verme durumu ortaya çıkar. (ilk notla kazanılan benlik algısının güçlenmesi için gelecekte de benzer notları almaya önem verirler).

Genel olarak, bağımsız öğrenci yetiştirmenin uzun vadeli bir proje olduğunu görüyoruz. Bu, yetiştirmeyle; aylar boyunca veya daha uzun süre boyunca zihin alışkanlıklarının geliştirilmesiyle alakalıdır. Amaca odaklandığınız zaman, öğrencilerinize güvenmekte haklı olduğunuzdan emin olarak ve öğrencilerinizin geçekten bağımsız çalıştığına inanarak geri adım atabileceğini göreceksiniz.

Kaynak: https://mikegershon.com/independent-learning-classroom/

egtmatematikBanner
TEILEN
Önceki İçerikKÜÇÜK GRUPLARA YÖNELİK MATEMATİK EĞİTİMİ
1990 yılında Mersin' in Tarsus ilçesinde doğdu. 2012 yılında Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü' nü tamamlayarak lisans, 2014 yılında Bilkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü' nde MA in Curriculum and Instruction with Teaching Certificate programını tamamlayarak yüksek lisans derecesini aldı. Lisans ve yüksek lisans dönemi boyunca yurt içi ve yurt dışında çeşitli okullarda öğretmenlik deneyimini elde etti. Matematik öğretmeni olarak görevine devam etmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here