Matematik Eğitiminde Özgüven Ve Takdir Etme

0
3789

Aşağıdaki yazıyı Washington Monthly’ de gözüme çarpan bir makaleden elimden geldiğince Türkçe’ye çevirmeye çalıştım. Eğitim bilimleri enstitüsünde yüksek lisans yapan bir öğrenci olarak ve aynı zamanda bir matematik öğretmeni adayı olarak aşağıda yazan fikirlerin öğretmenlere, öğrencilere ve matematikçilere katkı sağlayacağını düşünüyorum. egtmatematik.com  okurlarının aşağıdaki metinde yazan fikirler hakkındaki görüşlerini çok merak ediyorum.

Not: Aşağıdaki yazıda “Matematikçi” kavramını matematiğe çok ilgi duyan ve matematikle sürekli uğraşan ve seven anlamında kullandım.

Matematik yaparken özgüveninizin olması ile başkalarının matematikteki yeteneklerinizi görüp sizi takdir etmesi arasında fark vardır. Birçok eğitimci ve akademik uzman “matematikte özgüven” kavramına eğilirken matematik bölümünde (ya da matematik ağırlıklı bir bölümde) okuyan öğrencilerin lisede ve daha alt sınıflarda matematik derslerinin iyi olduğunu ve bu öğrencilerin matematikte iyi hissettiklerini varsayarlar. Fakat 9000 den fazla öğrenci üzerine yapılan yeni bir anket, matematikte iyi olmanızın matematikte özgüveniniz olması anlamına gelmediğini gösteriyor. Araştırmaya göre 9000 öğrencinin birçoğu diğer insanlar tarafından “matematikçi” olarak görülmelerinin “matematikçi” olmalarında büyük pay sahibi olduğunu düşünüyor.

Florida Uluslararası Üniversitesi STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik, FeTEMM) Dönüştürme Enstitüsü’nden Zahra Hazari’ye göre bir öğrencinin matematikte kendine güven duymasının, öğrencinin “matematikçi” kimliği oluşturması için yeterli olmayabileceği sonucu oldukça şaşırtıcı. Zahari’ye göre öğrenciler öncelikle becerilerini geliştirmeliler. Sadece matematik yapabileceklerine inanmaları yeterli olmaz. Matematikte devam edebilmek için öğrenciler matematiğe ilgi duymalı ve yeteneklerini sürekli geliştirmeliler.

Zahari ayrıca bütün dersleri çok iyi olan birçok öğrencinin kendilerini “matematikçi” olarak görmediğini de ekledi. “Bu durumu birçok kadın da yaşıyor. Takdir edilmek kadınlar için daha da önemli. Yetenekleri olduklarına inandıkları halde takdir edilmedikleri zaman kadınlar kendilerini “matematikçi” olarak görmekten uzaklaşıyorlar.

Araştırmacıların ortaya attığı teoriye göre bu “matematikçi” kimliği olmadan öğrencilerin üniversitede sayısal bir bölüm seçmeleri, zorlu bir akademik süreçten geçmeleri ya da fen veya matematik alanlarında kariyer yapmaları oldukça zor.

Jennifer D. Cribbs (Western Kentucky Üniversitesi), Zahra Hazari, Gerhard Sonnert ve Philip M. Sadler (Harvard Üniversitesi) tarafından yazılan “Matematikçi Kimliği için Açıklayıcı Bir Model Oluşturulması” adlı makale Nisan 2015 ‘te Child Development dergisinde yayınlandı. Araştırmanın amacı fen ve matematik alanlarında kariyer yapmaları için öğrencileri nelerin motive ettiğini ve cesaretlendirdiğini anlamaktı. Psikolojik etkenleri daha iyi anlamak adına araştırmacılar 130 dan fazla üniversitede – 2 yıllık üniversiteler dahil- 2009 sonbaharında kalkülüs dersini alan 9000 den fazla öğrenciyle anket yaptı. Öğrencilerin bazıları matematik ya da fen alanlarında profesyonel anlamda ilerlemek istiyor bazıları ise istemiyordu. Araştırmacılar daha sonra anket cevaplarının öğrencilerin kendilerini “matematikçi” olarak tanımlamasıyla ne kadar ilgili olduğunu anlayabilmek için çeşitli istatistiksel yöntemler kullandılar. Araştırmalarının sonucunda öğrencilerin “matematikçi” kimliklerini etkileyen iki etken buldular: Başkaları tarafından takdir edilmek ve matematiği ilgi çekici bulmak. Ayrıca araştırmada öğrencinin matematikte kendine güvenmesinin dolaylı olarak önemli olduğu ortaya çıktı.

Psiklojik etkenleri ölçmek zordur. Ankete katılan öğrencilere, ailelerinin, arkadaşlarının, akrabalarının ve matematik öğretmenlerinin onları “matematik kafası” olan bir öğrenci olarak görüp görmedikleri soruldu. Bu soruya “evet” cevabını verenler başkaları tarafından takdir edildiklerini düşünen öğrenciler olarak sınıflandırıldı.

Hazari şu anda öğrencilerin matematik yeteneklerinin takdir edildiğini hissetmeleri için öğretmenlerin neler yapabileceği hakkında bir araştırma üzerinde çalışıyor. Matematikte konuyu anlamayıp yardıma ihtiyacı olan bir öğrenci olduğunda, öğretmenlerin öğrenciye hemen yardım etmesi yerine, o öğrenciyi konuyu iyi anlayan başka bir öğrenciye yönlendirmesi gerektiğini öneriyor. Hazari’ye göre bunlar öğrencilerin asla unutmayacağı çok faydalı fırsatlar.

Bütün bunlara rağmen Hazari iyi öğrencilerin zayıf öğrencilere yardımcı olması yöntemini öğretmenlerin her zaman kullanmaması gerektiğini düşünüyor. Ayrıca zayıf öğrencilere özgüven kazandırabilmek ve takdir edilmelerini sağlamak için öğretmenlerin konuyu zayıf öğrencilere önceden anlatıp zayıf öğrencilerin sınıfa sunum yapmalarını isteyebileceğine ya da daha alt sınıflardaki çocuklara matematik derslerinde yardımcı olmalarını da isteyebileceğine inanıyor.

Hazari ayrıca övgü ile takdir etmenin karıştırılmaması konusunda da öğretmenleri uyarıyor. Öğrenciler çok zorlu özgün bir problemi çözmedikçe övgünün kullanılmaması gerektiğini düşünüyor. Öğrenciyi övmek yerine öğretmenlerin öğrencilerin kendilerini bir matematik uzmanı gibi hissetmelerini sağlamasını öneriyor. Bu yöntem sayesinde sınıftaki öğrencilerin özgüvenlerinin yükseltilebileceğine inanıyor.

Öğrencilerin matematiğe olan ilgisini nasıl alevlendireceğimiz sorusu cevaplaması zor bir soru. Hazari bu konuda öğretmenlerin, matematik konularıyla öğrencilerin ilgi duyduğu konular arasında bağlantı sağlamaları gerektiğini düşünüyor. İdeal olarak öğretmenlerin öğrencilere, sıkıcı, basit hesaplamalar yerine karmaşık, düşünmeye teşvik eden problemleri anlatmaları gerekiyor.

Boğaç Karçıka

Bilkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Öğrencisi

vexrobotics

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.